4 results listed
Demiryolu, altyapı ve üstyapı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Hat üstyapısı; ray, travers,
bağlantı elemanları ve balastı bulunduran (balastlı üstyapı, ballasted track) ya da bulundurmayan
(balastsız üstyapı, slab track) tabaka gibi elemanlarından oluşur. Üstyapı, demiryolu araçlarından
gelen statik ve dinamik kuvvetlerin büyük bir kısmının sönümleyerek altyapıya aktarır. Bir
demiryolunda üstyapının balastlı veya balastsız olması; montaj süresi, maliyet ve talep açısından
farklılıklar gösterebilmektedir.
Bu çalışmada, üstyapının balastlı veya balastsız olmasıyla sağlanan avantaj, dezavantaj ve maliyetler
karşılaştırılmıştır. Bu amaçla, demiryolu hat yapıları tanıtılıp, farklı ülkelerin demiryolu özelliklerinin
bulunduğu tablolara yer verilmiş, demiryolu üstyapı tiplerinin yola uyguladığı kuvvet etkilerinden
bahsedilip demiryolu üstyapı tiplerinin karşılaştırılması yapılmış ve elde edilen sonuçlar
değerlendirilmiştir.
Railway track includes two layers named infrastructure and superstructure. Track superstructure is
shaped with several elements such as rails, sleepers, fasteners and carrying layers with ballasts and
slab layers. Superstructure carries and absorbs static and dynamic forces, so transfers them into
infrastructure. A railway line including ballasted or slab track also reflects various properties such as
installing duration, cost and market demand.
In this study, advantages and disadvantages of superstructure with ballasted and slab track
application are compared. For this purpose, railway elements and their duties are presented, various
track applications examined by using tables, and different superstructure characteristics impacting
upon track forces are evaluated. Finally results received by comparison are summarized.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
M. Hüseyin ÇETİN
Anıl RIDVANOĞULLARI
Sedef CAN
Merve TEKGÖZ
Kentiçi yolcu taşımacılığında raylı sistemler, güvenlik faktörünün yüksek olması nedeniyle ayakta yolcu
taşımacılığına izin verilen bir toplu taşıma metodudur. Fakat ayakta yolcu taşımacılığına izin verilmesi,
metrekareye düşen yolcu sayısını arttırmakta ve yoğun taşımacılık yapılan şehirlerde veya taşımacılıkta
yoğun saatler olarak adlandırılan pik saat uygulamalarında konfor düzeyini aşağılara çekmektedir.
Ayrıca yoğun taşımacılığın sürekli yapılması, raylı sistem araçlarının maksimum seviyede çalışmasına
ve enerji tüketimin artmasıyla beraber araç bakımlarının daha kısa sürelerde yapılmasını
oluşturabilmektedir. Yapılacak bir ikaz sistemiyle, yolcu vagon doluluğuna bir sınır getirilmesi ve
konforun arttırılması amaçlanmıştır.
Sistemin kurulması prototip olarak gerçekleştirilecek ve sistem Arduino nano, ağırlık sensörü, SD kart
modülü, led lamba, ikaz hoparlöründen meydana gelecektir. Ağırlık sensörü yardımı ile vagondaki
doluluk oranı tespit edilerek sisteme gönderilecek ve alınan veriler doğrultusunda sistem, verilerin belirli
aralıklarda olup olmadığını tespit edecektir. Eğer toplam ağırlık belirli aralıklarda ise mevcut vagon
üzerindeki lamba normal olduğuna dair işaret verecek, belirli aralıklarda değil ise sistem sesli ikaz
sistemini çalışacaktır. Böylelikle dolu vagona binmek isteyen yolcuların diğer vagona yönelmeleri
amaçlanmakta ve daha konforlu bir yolculuk yapmaları hedeflenmektedir.
Railway systems for urban passenger transportation are a public transportation method that allows
passengers to be carried on the ground because of the high safety factor. However, allowing passengers
on the ground increases the number of passengers per square meter and can impair the comfort level
in peak hours applications, which are called intense hours in busy cities or transportation. In addition,
the continuous construction of heavy transportation can lead to the operation of the rail system vehicles
at the maximum level and the vehicle maintenance to be carried out in a shorter time with the increase
of energy consumption. With a warning system, it is aimed to bring a limit to the occupancy of passenger
wagons and to increase comfort.
Installation of the system will be carried out as a prototype, and the system comes with Arduino nano,
weight sensor, SD card module, LED lamp, warning speaker. With the help of the weight sensor, the
occupancy rate at the top will be determined and sent to the system and the system will determine
whether the data is within a certain interval in the direction of the received data. If the total weight is
within a certain range, the lamp on the current wagon will indicate that it is normal, and if not, the system
will operate the audible warning system. In this way, it is aimed that passengers who want to ride full
vagons will be directed to other vagons and aim to make a more comfortable journey.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Anıl RIDVANOĞULLARI
Ahmet KÜÇÜKBAŞAK
Bu çalışmamızda yük vagonlarında kullanılan bojilerin statik yükleme analizi tepkileri ölçülmüştür.
İncelenmek üzere bu vagonlarda genel olarak kullanılan Y-25 ve Integral Coach Factory (ICF) bojileri
seçilmiştir. Solidworks programı kullanılarak çizimleri ve montajı yapılan bojilerin, ilk olarak solidworks
üzerinde parçaların statik yükleme analizi tepkileri ölçülmüş, ikinci aşama olarak da ANSYS programı
kullanılarak 35 ton (343350 N) statik yükleme analizleri yapılmıştır.
Y-25 ve Schlieren yük bojılerine aynı malzeme atanarak ve eşit yük altında statik yükleme analizleri
yapılmıştır. Yaptığımız çalışmalar sonucunda bojilerin yorulan parçaları gözlemlenmiş, Y-25 ve ICF
bojilerinin statik yükleme analizleri karşılaştırılmış ve Y-25 bojisinde meydana gelen yer değiştirmenin
Schlieren (ICF) bojisine göre daha az olduğu saptanmıştır ve Y-25 bojisinin daha dayanıklı ve
kullanılmaya daha elverişli olduğu tespit edilmiştir.
In this work, it is measured the reaction of static loading analysis. Which is used in the freight wagon
bogies. It is chosen Y-25 which is generally used in this wagon and ICF bogies to investigate. Bogies
which drawn and assembled by using Solidworks programme are firstly measured the reaction of
static loading analysis of the pieces on Solidworks and secondly done the analysis of 35 tones static
loading by using ANSYS programme.
The same material is appointed to the Y-25 and Schlieren freight bogies and it is done the analysis of
static loading. In the result of our study, it is observed that some pieces of bogies are overdone, it is
compared the static loading anallysis of ICF bogies and Y-25, it is determined that the displacement
rate in the Y-25 bogies is less than Schlieren bogies and it is identified that Y-25 bogies are more
strong and suitable for using.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
Anıl RIDVANOĞULLARI
Ömer KOÇOĞLU
Bayram BULDUK
Yavuz EKEN
Raylı sistemlerin toplu taşımacılıkta kullanımı, son yıllarda özellikle ülkemizde ve dünyada
yaygınlaşmaktadır. Diğer ulaşım metotlarına göre daha güvenilir, hızlı ve konforlu olması nedeniyle
raylı sistemler, gün geçtikçe ulaşımda ilgi çekmektedir. Bu ilgi, yeni mühendislik çalışmalarına da
olanak vermektedir.
Raylı sistem taşıtlarının güvenli bir biçimde hareket edebilmeleri için birbirlerine bağlanmaları
gerekmektedir. Bu nedenle vagonların ya da tren setlerinin birleştirilmesi öngörülerek yolcu ve yük
taşımacılığında ki kapasitenin artırılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Araçların
birleştirilmeleri, koşum takımları veya kuplörler vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir. Kuplörler, koşum
takımlarına göre daha kuvvetli mekaniksel ve elektriksel bağlantı içerdikleri ve geçmişten
günümüze kadar yaygın kullanıma sahip olduklarından dolayı üzerinde çalışması gereken bir
konudur. Bu çalışmamızda ülkemize ait bir tasarımı bulunmayan kuplörlerin, tasarım için gereken
hesaplamaları çalışılarak, yerli bir kuplör geliştirdik ve analizleriyle raylı sistem araçları için istenen
sönümle kuvvetlerine yakın değerler tespit ettik.
The use of rail systems in public transportation has become widespread especially in our country
and in the world in recent years. Because it is more reliable, faster and more comfortable than
other transportation methods, railed systems are attracting interest in transportation. This interest
also allows for new engineering studies.
Rail system vehicles need to be connected to each other so that they can move safely. For this
reason, work is being done to increase the capacity of the passenger and freight transport by
anticipating the combination of wagons or train sets. Assembling of vehicles is carried out through
harnesses or couplers. Couplers are a topic that should work on because they have stronger
mechanical and electrical connections than harnesses and they have widespread use from past to
present. In this study, we have developed a local coupler by studying the calculations required for
the design of the couplers that do not have a design of our country, and we have determined
values close to the desired damping forces for the system tools by the analysis.
International Symposium on Railway System Engineering
ISERSE
M. Hüseyin ÇETİN
Anıl RIDVANOĞULLARI
İbrahim DİNÇER
R. Ahmet YURTER